Home » Sağlık » Diz ekleminden gelen seslere dikkat

Diz ekleminden gelen seslere dikkat

Sağlık On Eyl 17th, 2013 396 0

Dizler vücudun en fazla yükünü taşıyan eklemlerin başında geliyor.

Bu sebeple diz problemleri de insan yaşamını olumsuz etkiliyor. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Cengiz Bahadır, diz ekleminde yaşanabilecek problemler ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi. Vücudun en kıkırdak tabakasının diz kapağının arkası olduğunu anlatan Bahadır, “Diz eklemi vücudun en fazla yük taşıyan eklemidir. Bu nedenle diz kıkırdaklarına ve de özellikle diz kapağı kıkırdaklarına aşırı yük biner. Bu yük çömelme, merdiven inip çıkma gibi hareketlerde kişinin ağırlığına göre birkaç yüz kiloya kadar çıkabilir.” dedi.

İLK BULGU DİZDEN SES GELMESİ

Diz ekleminin yükleri ağrısız bir şekilde taşıyabilmesinin kıkırdaklar arasındaki sürtünmenin çok az olmasına bağlı olduğunu ifade eden Bahadır, “Hangi sebeple olursa olsun kişinin diz kapağının arkasını döşeyen kıkırdağın yıpranmasının ilk bulgusu dizden ses gelmesidir. Bu sesler diz hareketleri sırasında özellikle çömelip kalkarken ortaya çıkar ve daha çok çıtırdama şeklindedir. Bu ses büyük oranda diz kapağı kıkırdağının yüzeyinin bozulması ve hareket halinde bu bozuk yüzeyin karşı kemiklere sürtmesinden kaynaklanmaktadır. Bu durum tıpta ‘kondromalzai patella’ olarak adlandırılır. Bazen meniskus yırtıklarından da ses gelebileceği unutulmalıdır. Bu durumda dizden gelen sesler daha çok ‘kütleme’ şeklindedir.” ifadelerini kullandı.

ERKEN KİREÇLENMENİN HABERCİSİ

Dizden ses gelmesinin genellikle orta ve ileri yaşlarda olabileceğini ifade eden Bahadır, “Bununla beraber gençlerin dizinden de ses gelebilir. Dizden ses gelmesi özelikle orta yaşlarda (30-45) ortaya çıkarsa erken kireçlenmenin habercisidir. Sesle birlikte ağrı varsa ve bu ağrı özellikle oturup kalkmalarda, diz kırarak yapılan aktivitelerden sonra oluşuyorsa mutlaka araştırılmalıdır. Bu aşamada yapılacak en doğru hareket bir fizik tedavi uzmanına başvurmaktır.” diye konuştu.

Bu tip olgularda ağrı olmasa dahi dizden incelemenin gerekli olduğunu vurgulayan Bahadır şöyle devam etti: “Seçilecek yöntem kıkırdak dokuyu ve menisküsleri çok iyi gösterebilmesi nedeniyle manyetik rezonans (MR) incelemesidir. MR ile diz kemiklerinin kıkırdakları ayrıntılı bir şekilde görülebilir. Dizden ses gelmesi her zaman bir patolojiye delalet etmez. MR’da kıkırdak hasarı yani kondromalazi patella varsa ağrı olmasa bile tedavi uygulanmalıdır. Aksi takdirde diz yavaş yavaş da olsa kireçlenmeye gidecek ve hasar kalıcı hale gelecektir. Bu hastaların tedavisinde 3 temel prensip vardır. İlki, hasta dizine iyi bakacaktır. Yani çömelme merdiven inip çıkma, uzun süreler dizleri kıvırarak oturma, bağdaş kurma gibi hareketleri mümkün olduğunca az yapacaktır. İkinci prensip, hasta dizi kuvvetlendirecek egzersizler yapacaktır ve sonuncusu kilo almayacak, kilolu ise verecektir. Bu temel prensipler dışında bu dizlerde kıkırdak iğneleri ve fizik tedavi uygulamaları işe yarayabiir. Son yıllarda PRP (trombositten zengin plazma) tedavisi başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.”

Leave Your Comment

Your name *

Your website

Comment *

* Required Field